İnsân Suresi 3. Ayet


Arapça

إِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبِيلَ إِمَّا شَاكِرًا وَإِمَّا كَفُورًا


Türkçe Okunuşu

İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiren ve immâ kefûrâ(kefûren).


Kelimeler

innâ hiç şüphesiz biz, muhakkak ki biz
hedeynâ-hu onu hidayet ettik, ulaştırdık
es sebîle yol
immâ olunca
şâkiren şükreden
ve immâ ve amma
kefûren küfür içinde, çok nankör

Mealler

Abdullah-Ahmet Akgül Meali Biz ona (akıl ve kitapla doğru) yolu gösterdik; (artık o) ya şükredici olur ya da nankör (kendi tercihidir).
Abdulbaki Gölpınarlı Meali İster şükretsin, ister nankör olsun, gerçekten de biz ona doğru yolu gösterdik.
Abdullah Parlıyan Meali Gerçek şu ki biz ona yolu yöntemi gösterdik. İmana gelerek şükredici ya da Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etme yolunu tercih ederek nankör olması artık kendisine bağlıdır.
Ahmet Tekin Meali Biz ona yolu, yöntemi gösterdik, doğru yolu aydınlatıcı bilgiler verdik. Ya şükreden mü'min bir kul olacak, ya nankör bir kul, azılı bir kâfir olacak.
Ahmet Varol Meali Biz ona yolu gösterdik; artık ya şükredici olur, ya da nankör.
Ali Bulaç Meali Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.
Ali Fikri Yavuz Meali Doğrusu biz ona, gerçek yolu gösterdik; ister şükreden (mümin) olsun, ister nankörlük eden (kâfir)...
Bahaeddin Sağlam Meali Gerçekten Biz ona yol gösterdik. Artık ya şükreder veya nankör olur.
Bayraktar Bayraklı Meali Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik. İster inanır, ister inkâr eder.[700]*
Cemal Külünkoğlu Meali Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
Diyanet İşleri Meali (Eski) Şüphesiz ona yol gösterdik; buna kimi şükreder, kimi de nankörlük.
Diyanet İşleri Meali (Yeni) Şüphesiz biz onu (ömür boyu yürüyeceği) yola koyduk. O bu yolu ya şükrederek ya da nankörlük ederek kat eder.
Diyanet Vakfı Meali Şüphesiz biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici olsun ister nankör.
Edip Yüksel Meali Ona yolu gösterdik; ya şükredendir, ya da nankör.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali Kuşkusuz biz ona yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör.
Elmalılı Meali (Orjinal) Her halde biz ona yolu gösterdik, ister şâkir olsun ister nankör kâfir
Hasan Basri Çantay Meali Gerçek, biz ona (doğru) yolu gösterdik. İster şükredici (olsun o), ister nankör (kâfir).
Hayrat Neşriyat Meali Şübhe yok ki biz, onu o (doğru) yola hidâyet ettik; (artık) ister şükredici (mü'min)olsun, ister nankör (kâfir)!
İlyas Yorulmaz Meali Biz ona doğru olan yolunu gösterdik ki, ya şükredecek, yada inkar edecek.
Kadri Çelik Meali Biz ona yolu gösterdik; (artık o,) ya şükredici olur ya da nankör.
Mahmut Kısa Meali Ayrıca ona, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme yeteneği bahşettik. Bununla da yetinmeyip, hakîkati apaçık ortaya koyan ayetler göndererek ona doğruyolu gösterdik ve seçimi kendisine bıraktık; ya şükreden bir kul olur, ya da vefasız bir nankör! Fakat şunu bilin ki:
Mehmet Türk Meali (Sonra da) Biz ona isterse (Allah’a) şükretsin, isterse de nankör olsun diye (doğru) yolu gösterdik.
Muhammed Esed Meali Gerçek şu ki, Biz ona yolu-yöntemi gösterdik: 4 şükredici, ya da nankör [olması artık kendisine kalmıştır].
Mustafa İslamoğlu Meali Elbet onu (amacına ulaştıracak olan) doğru yola Biz yönelttik: ister şükreder, ister nankörlük eder.[5465]*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali Muhakkak ki, Biz ona hidâyet yolunu gösterdik, gerek şükredici ve gerek nankör olsun.
Suat Yıldırım Meali Ona yolu da gösterdik: artık ister şükreder, ister nankör ve kâfir olur. *
Süleyman Ateş Meali Biz ona yolu gösterdik: Ya şükredici veya nankör olur.
Süleymaniye Vakfı Meali Ona doğru yolu gösterdik; ister görevini yapar, isterse o yolu görmezlikten gelir (kâfir olur).
Şaban Piriş Meali Biz, ona yolu gösterdik. İster şükreder, ister nankörlük.
Ümit Şimşek Meali Ona yol da gösterdik. Artık ister şükreder, ister nankörlük eder.
Yaşar Nuri Öztürk Meali Biz onu yola kılavuzladık. Artık ya şükredici olur ya nankör.
M. Pickthall (English) Lo! We have shown him the way, whether he be grateful or disbelieving.
Yusuf Ali (English) We showed him the Way: whether he be grateful or ungrateful (rests(5833) on his will).*

İslam Vakti Mobil Uygulamaları