En'âm Suresi 91. Ayet


Arapça

وَمَا قَدَرُواْ اللّهَ حَقَّ قَدْرِهِ إِذْ قَالُواْ مَا أَنزَلَ اللّهُ عَلَى بَشَرٍ مِّن شَيْءٍ قُلْ مَنْ أَنزَلَ الْكِتَابَ الَّذِي جَاء بِهِ مُوسَى نُورًا وَهُدًى لِّلنَّاسِ تَجْعَلُونَهُ قَرَاطِيسَ تُبْدُونَهَا وَتُخْفُونَ كَثِيرًا وَعُلِّمْتُم مَّا لَمْ تَعْلَمُواْ أَنتُمْ وَلاَ آبَاؤُكُمْ قُلِ اللّهُ ثُمَّ ذَرْهُمْ فِي خَوْضِهِمْ يَلْعَبُونَ


Türkçe Okunuşu

Ve mâ kaderûllâhe hakka kadrihî iz kâlû mâ enzelallâhu alâ beşerin min şey’in, kul men enzelel kitâbellezî câe bihî mûsâ nûren ve huden lin nâsi tec’alûnehu karâtîse tubdûnehâ ve tuhfûne kesîrâ(kesîran), ve ullimtum mâ lem ta’lemû entum ve lâ âbâukum, kulillâhu summe zerhum fî havdıhim yel’abûn(yel’abûne).


Kelimeler

ve mâ kaderû allâhe ve onlar Allah'ı takdir edemediler
hakka hak, gerçek, bihakkın, tam gerektiği gibi
kadri-hi onun kadrini
iz kâlû demişlerdi
mâ enzele allâhu Allah indirmedi
alâ üzere, üzerinde, ... e
beşerin beşer, insan
min şey'in bir şeyden
kul de, söyle
men kimse, kişi
enzele indirdi
el kitâbe kitap
ellezî o ki, ki o
câe- bi ile geldi, getirdi
hi onu
mûsâ Musa
nûren (nûran) bir nur
ve huden ve hidayet edici, hidayet eden
li en nâsi insanlar için, insanlara
tec'alûne-hu onu yapıyorsunuz
karâtîse sayfalar, kâğıtlar (kırtasiye)
tubdûne-hâ onu açıklıyorsunuz
ve tuhfûne ve gizliyorsunuz
kesîran çok
ve ullimtum ve size öğretildi
olmadı
lem ta'lemû siz bilmiyorsunuz
entum sizi
ve lâ ve olmaz, olmasın
âbâu-kum babalarınız
kul allâhu "Allah" de
summe sonra
zer-hum onları bırak
içinde, vardır
havdı-him onların dalması
yel'abûne oynuyorlar, oyalanıyorlar

Mealler

Abdullah-Ahmet Akgül Meali O vakit (Yahudilerin sapkınları ve her dönemin inkârcıları:) "Allah, beşere (hiçbir insana ayet ve melek gibi) hiçbir şey indirmemiştir (sadece akıl vermiştir ve bu yeterlidir) ” demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek (gereği gibi tanıyıp) takdir edemediler. (Peygamber ve kitap göndermesinin hikmetini ve kıymetini bilemediler.) De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gizleyip göz ardı ettiğiniz kitabı (Tevrat’ı) kim indirdi? (Ki onunla) Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." (Ey Resulüm, cevaben) "Allah" de, sonra onları bırak, “içine daldıkları bataklıkta ve saçma uğraşılarında” oyalanıp dursunlar (bakalım).
Abdulbaki Gölpınarlı Meali Allah, hiçbir kimseye hiçbir şey indirmedi dedikleri zaman Allah'ı layıkıyla tanımadılar, ululamadılar. De ki: Musa'nın, insanlara bir ışık ve onları doğru yola sevk eden bir vasıta olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Hanisiz onu kağıtlara yazdınız da yayıp açıklarsınız, hükümlerinden çoğunu da gizlersiniz, hani siz de, atalarınız da, bilmediğiniz şeyleri onun sayesinde bildiniz, öğrendiniz. De ki: Allah indirdi, sonra da bırak onları, düştükleri boş iddialarla oyalanıp dursunlar.
Abdullah Parlıyan Meali Nitekim Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye çalışanların hepsi, Allah hiçbir insana hiçbir vahiy ve kitap indirmemiştir, derken Allah'ı gereği gibi tanımadıklarını göstermişlerdir. De ki: “Kim indirdi, Musa'nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup, işinize geleni gösterip açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz kitap ki, o kitapla size ve atalarınıza bilmediğiniz şeyler öğretilmiştir.” Ey peygamber! O ilâhî kelâmı Allah vahyetmiştir diye haykır ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Ahmet Tekin Meali Onlar, Allah'ın, yüceliğini, kudretini, kadrini, zâtını vasfının, sıfatlarının tecellisinin ifade ettiği şekilde künhüyle kavrayamadılar, Allah'ı hakkıyla tanıyıp saygıyla hafsalalarına yerleştiremediler. “Allah insanların iyiliği, kurtuluşu için hiçbir dînî-şer'i kural indirmedi” deme cehaletinde bulundular. “Öyleyse, Mûsâ'nın, insanların iyiliği, kurtuluşu için bir nur ve hidâyet rehberi olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onları kâğıt parçaları olarak görüyor, çoğunu gizlediğiniz halde, bir kısım ilâhî kelâmı da gösteri aracı haline getiriyorsunuz. Sizin de, atalarınızın da, bilmediği şeyler Kur'ân'da size öğretilmiştir" de. “Allah" de. Sonra onları bırak. Daldıkları bataklıkta, dünya hayatında oynamaya devam etsinler.*
Ahmet Varol Meali Onlar: "Allah bir insana herhangi bir şey indirmemiştir" derken Allah'ı hakkıyla değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet rehberi olarak getirdiği, sizin de parça parça kağıtlar haline getirip gösterdiğiniz, çoğunu da gizlediğiniz Kitab'ı kim indirdi? Size (bu kitapla) sizin de babalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." Sen: "Allah (indirdi)" de. Sonra bırak onları daldıkları şeyde oynayadursunlar.*
Ali Bulaç Meali Onlar: 'Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir' demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: 'Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kâğıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir.' De ki: 'Allah.' Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp-dursunlar.
Ali Fikri Yavuz Meali Yahudî'ler, Allah'ın kadrini gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü: “- Allah, hiç bir insana bir şey indirmedi”, dediler. (Vahy ve kitabları inkâr ettiler.) Onlara de ki: “- Mûsâ'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup hesabınıza geleni açıkladığınız, fakat çoğunu gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin bilmediğiniz ve atalarınızın da bilmediği şeyler, size, (Peygamber diliyle Kur'an'da) öğretilmiştir. Ey Rasûlüm, sen, Allah (o kitabı indirdi) de. Sonra onları bırak, batıl dedikodularında oynaya dursunlar.
Bahaeddin Sağlam Meali Allah’ı gereği gibi tanımadılar. Hani, dediler ki; “Allah, insanlığa hiçbir vahiy indirmemiştir.” De ki: “Musa’nın getirdiği, insanlara yol gösterici ve aydınlık verici olan kitabı kim indirdi? (O kitap ki) onu yapraklar şekline sokup açıklar, çoğunu da gizlersiniz. (O kitaptan) öyle şeyler size öğretildi ki; ne sizler ne de ecdadınız onu bilmezdiniz. Sen (cevap olarak) Allah de, sonra onları (içinde) oynadıkları bataklıklarında terk et.
Bayraktar Bayraklı Meali Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü, “Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi” dediler. De ki: “Öyle ise Mûsâ'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler, size öğretilmiştir.” Sen, “Allah” de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta debelenip dursunlar!
Cemal Külünkoğlu Meali (Yahudiler:) “Allah insana hiçbir şey indirmemiştir” diyerek Allah'ın azamet ve kudretini bilip anlayamadılar. (Resulüm onlara) de ki: “Musa'nın insanlara bir nur, bir hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu parçalara ayırarak kâğıtlar haline getirip işinize geleni açıkladınız ve çoğunu gizlediniz. Hâlbuki sizin de, atalarınızın da bilmediği şeyler (Kur'an'la) size öğretilmiştir. (İşte o Kitab'ı indiren de) Allah'tır.” Sonra bırak onları, boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Diyanet İşleri Meali (Eski) "Allah hiçbir insana bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı gereği gibi değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Ki siz onu kağıtlara yazıp bir kısmını gösterip çoğunu gizlersiniz, atalarınızın ve sizin bilmediğiniz size onunla öğretilmiştir." "Allah" de, sonra da onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynasınlar.
Diyanet İşleri Meali (Yeni) Allah’ın kadrini gereği gibi bilemediler.[183] Çünkü, “Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi” dediler.[184] De ki: “Mûsâ’nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kâğıtlar hâline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab’ı kim indirdi?” (Ey Muhammed!) “Allah” (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.*
Diyanet Vakfı Meali (Yahudiler) Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü «Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi» dediler. De ki: Öyle ise Musa'nın insanlara bir nûr ve hidayet olarak getirdiği Kitab'ı kim indirdi? Siz onu kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler (Kur'an'da) size öğretilmiştir. (Resûlüm) sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar!
Edip Yüksel Meali "ALLAH hiç bir insana bir şey indirmez," demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: "Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?" "ALLAH" de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
Elmalılı Hamdi Yazır Meali Onlar: "Allah insanlara hiçbir şey göndermemiştir" demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara aydınlık ve hidayet olmak üzere getirdiği, sizin parça parça kâğıtlara çevirdiğiniz, bir kısmını belli ettiğiniz, birçoğunu gizlediğiniz; sizinle babalarınızın, sayesinde bilmediğiniz birçok şeyleri öğrendiğiniz Kitab'ı kim gönderdi? (Onlara karşı sen) "Allah" de. Sonra onları bırak, boş laflara dalarak oyalansınlar.
Elmalılı Meali (Orjinal) Allahı gereği gibi tanıyamadılar, çünkü bir Allah beşere bir şey indirmedi dediler, de ki kim indirdi o, Musânın insanlara bir nûr, bir hidayet olarak getirdiği kitabı? ki siz onu parça parça kâğıtlar yapıyorsunuz, bunları ortaya atıyorsunuz da bir çoğunu gizliyorsunuz, bununla beraber şimdi size ne sizin ne atalarınızın bilemediğiniz hakıkatlar öğretilmekte, Allâh, de: Sonra bırak onları daldıkları batakta oynaya dursunlar
Hasan Basri Çantay Meali Yahudiler de) Allahın kadrini, ona lâyık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Çünkü «Allah hiç bir beşere hiç bir şey indirmedi» dediler. Söyle (onlara) ki: «Musânın insanlara bir nur ve hidâyet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıdlar haaline koyub (işinize geleni gösterib) açıkladığınız, (fakat) çoğunu gizlediğiniz o' kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler (Kuranda) size öğretilmişdir». (Habîbim) sen «Allah» de (geç) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakda oynaya dursunlar!
Hayrat Neşriyat Meali Hâlbuki (yahudiler:) “Allah hiçbir insana birşey indirmedi” dediklerinde, Allah'ı O'nun şânına lâyık bir sûrette (hakkıyla) takdîr edemediler. De ki: “Mûsâ'nın insanlara bir nûr ve bir hidâyet olarak getirdiği Kitâb'ı kim indirdi? (Siz)onu (Tevrât'ı) parça parça kâğıtlar yapıp, onları(n bir kısmını) açıklıyorsunuz;(Muhammed'in sıfatları gibi) birçoğunu da gizliyorsunuz!” Bununla berâber ne sizin, ne de atalarınızın bilmediğiniz şeyler size (Kur'ân'da) öğretilmiştir. (Ey Resûlüm! Sen Tevrât'ı da, Kur'ân'ı da) “Allah (indirdi)!” de; sonra onları bırak, daldıkları (bâtıl) içinde oynasınlar!(1)*
İlyas Yorulmaz Meali (Öncekiler) “Allah hiçbir insana bir şey indirmiş değildir” demekle Allah'ı gereği gibi kavrayamadılar. Deki “Musa'nın getirdiği, yollarını aydınlatan ve insanlar için doğruluk rehberi kitabı, kim indirdi? Siz onları işe yaramaz kağıt parçaları haline getirdiniz ve o kitabın bir kısmını da insanlara açıklıyorsunuz. Halbuki size ve atalarınıza bilmediğiniz şeyler, o kitapla öğretildiği halde, öğretilenlerin pek çoğunu da gizliyorsunuz.” Deki “(Musa'ya inen kitabı) Allah indirdi.” Sen onları bulundukları durumda bırak, oyalansınlar.
Kadri Çelik Meali “Allah hiç bir insana bir şey indirmemiştir” dedikleri zaman Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. De ki: “ Peki, Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıtlar haline koyup işinize geleni gösterdiğiniz, fakat çoğunu gizlediğiniz ve sizin de babalarınızın da bilmediğiniz birçok şeyleri sayesinde öğrendiğiniz o kitabı kim indirdi?” De ki: “Allah (indirdi).” Sonra da onları bırak, içine daldıkları şeylerde oyalanıp dursunlar!
Mahmut Kısa Meali Onlar, sözleri ve davranışlarıyla “Allah hiçbir insana vahiy nâmına bir şey göndermemiştir!” diyerek, Allah’ı yücelik ve şânına yaraşır biçimde tanıyamadıklarını, O’nun adâlet, kudret, ilim, hikmet gibi vasıflarıyla gereği gibi kavrayamadıklarını ortaya koydular. Onlara de ki: “Peki, madem Allah hiçbir şey indirmedi de, Mûsâ’nın insanlara yol gösterici bir ışık olarak getirdiği ve sonradan Tevrat adını alan ilâhî kitabı kim indirdi? Gerçi siz onu da pek ciddiye almıyorsunuz, Kutsal kitabın özü ve manasıyla ilgileneceğiniz yerde, onu gösterişli, yaldızlı kitaplar hâline getirerek suya sabuna dokunmayan bölümlerini açıklıyor, fakat bir çoğunu da işinize gelmediği için gizliyorsunuz. Hâlbuki sizin ve atalarınızın bilmediği bir çok şey, size bu kitap sayesinde öğretilmişti. Söyleyin, bunca bilgileri size öğreten kimdir?” Ve itiraf edecekleri cevabı kendin ver: “Elbette ki Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’an’ı göndererek insanlığı eğiten, Allah’tır!” de, sonra bırak onları, içine daldıkları cehâlet bataklığında çırpınıp dursunlar! Evet, Allah her devirde insanlığı eğitecek vahiyler göndermiştir:
Mehmet Türk Meali O (Yahûdî kâfirler): “Allah, insanlara hiçbir şey göndermemiştir.”1 demekle Allah’ı tam olarak tanıyamadılar.2 (Ey Muhammed!) onlara: “Mûsa’nın insanlara bir nur ve hidâyet kaynağı olarak getirdiği, sizin işinize gelen tarafını açıklayıp çoğunu gizli tutarak (basit) kâğıt parçalarına dönüştürdüğünüz,3 aslında sizin ve babalarınızın, bilmediğiniz birçok şeyi kendisinden öğrendiğiniz Kitab’ı size kim gönderdi?” diye sor ve: “Allah’tır” de. Sonra da bırak onları, daldıkları saçmalıklarla oyalansın dursunlar.*
Muhammed Esed Meali Nitekim onlar, “Allah insana hiçbir şey vahyetmemiştir!” derken Allah'ı gereği gibi kavramadıklarını göstermişlerdir. De ki: “Kim indirdi Musa'nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin [sırf] kağıt parçaları olarak gördüğünüzü, 72 [o kadar] çok gizlediğiniz halde bir gösteri aracı yaptığınız o ilahî kelâmı? Halbuki [onunla] size ne sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyler öğretilmişti.” 73 “Allah [o ilahî kelâmı vahyetmiştir]!” de; ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Mustafa İslamoğlu Meali Onlar “Allah’ın kimseye bir şey indirdiği yok” derken, Allah’ı hakkıyla takdir edemediler.[1087] De ki: “Kim indirdi Musa’nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin papirüs parçalarına dönüştürdüğünüz, çok gizlediğiniz hâlde sadece gösteriye açtığınız, sizin ve atalarınızın bilmediği birçok şeyi kendisi sayesinde öğrendiğiniz kitabı?” “Allah’tır!” diye cevap ver! Sonra da bırak, daldıkları boş laflarla oyalanıp dursunlar.*
Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve (Yahudiler) Allah Teâlâ'nın kadrini O'nun şan-ı ulûhiyetine layık olacak bir surette takdir edemediler. Çünkü, «Allah insanlara birşey indirmiş değildir,» dediler. De ki: «Musa'nın bir nûr ve nâs için bir hüda olarak getirmiş olduğu kitabı kim indirmiştir? Siz onu parça parça kağıtlara yazıyor, meydana koyuyorsunuz ve birçoğunu da gizliyorsunuz ve sizin babalarınızın bilmediklerini öğretilmiş oluyorsunuz». Sen «Allah» de, sonra onları bırak, daldıkları batakta oynayıp dursunlar.
Suat Yıldırım Meali Bazı Yahudiler de Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü “Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmemiştir. ” dediler. Sen onlara de ki: “Peki, Mûsâ'nın insanlara bir nûr ve rehber olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kâğıtlar haline koyup işinize geleni gösterdiğiniz, fakat çoğunu gizlediğiniz ve sizin de babalarınızın da bilmediğiniz birçok şeyleri sayesinde öğrendiğiniz o kitabı kim indirdi? ”Ey Resulüm sen: “Allah indirdi. ” de! sonra bırak daldıkları batıllarında oynaya dursunlar. [10, 2; 17, 94-95]
Süleyman Ateş Meali Allah'ı şanına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira "Allah, insana bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyleyse Musa'nın, insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği, ki siz onu parça parça kağıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz- ve ne sizin, ne de babalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" "Allah" de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.
Süleymaniye Vakfı Meali (Yahudiler[1]) Allah'a hak ettiği ölçüde değer vermediler. Çünkü “Allah hiçbir insana bir şey indirmiş değildir." dediler. De ki "Öyleyse Musa'nın insanlar için bir ışık (nur)[2] ve bir yol gösterici olarak getirdiği o Kitabı kim indirdi? Siz onu yapraklar üzerine döküp gösteriyor birçoğunu da gizliyorsunuz. Size de atalarınıza da bilmedikleri şeyler öğretilmiştir. Sen, "Onu indiren Allah’tır” de sonra onları daldıkları yerde bırak da oynamaya devam etsinler.*
Şaban Piriş Meali Allah'ın hiç bir beşere, hiç bir şey indirmediğini söylemekle, Allah'ı hakkıyla tanıyamadılar. De ki:-Öyleyse Musa'nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiç bir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi? “Allah” de sonra onları bataklıklarında oynamaya bırak.
Ümit Şimşek Meali Onlar, “Allah beşere birşey indirmemiştir” derken, Allah'ı lâyıkıyla takdir edemediler. De ki: Öyleyse, Musa'nın insanlara nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz o kitabı kâğıtlara yazar, bir kısmını açıklar, birçoğunu da gizlersiniz. Sizin ve atalarınızın bilmediği pek çok şey de size onunla öğretildi. Sen Allah de, sonra bırak onları, daldıkları batakta oynayadursunlar.
Yaşar Nuri Öztürk Meali Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki: "Mûsa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz o kitabı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah!" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
M. Pickthall (English) And they measure not the power of Allah its true measure when they say: Allah hath naught revealed unto a human being. Say (unto the Jews who speak thus): Who revealed the Book which Moses brought, a light and guidance for mankind, which ye have put on parchments which ye show, but ye hide much (thereof), and by which ye were taught that which ye knew not yourselves nor (did) your fathers (know it)? Say: Allah. Then leave them to their play of cavilling.
Yusuf Ali (English) No just estimate of Allah(909) do they make when they say: "Nothing doth Allah send down to man (by way of revelation)" Say: "Who then sent down the Book which Moses brought?- a light and guidance to man:(910) But ye make it into (separate) sheets for show,(911) while ye conceal much (of its contents): therein were ye taught that which ye knew notneither ye nor your fathers." Say: "(Allah) (sent it down)": Then leave them to plunge in vain discourse and trifling.*

İslam Vakti Mobil Uygulamaları